17-12-2015 Gazi Mert
Gazi Mert

Gazi Mert

TÜRK AİLE YAPISI SAĞLAM TEMELLER ÜZERİNE OTURTULMALIDIR

Başbakan Sayın Ahmet Davutoğlu 64. Hükümet programını Türkiye Büyük Millet Meclisinde ayrıntılarıyla anlattı.

Hükümet programında Türk aile yapısına yönelik olmak üzere Eğitim alanında köklü değişikliklerden söz etti.

Öğretmen atamaları, öğrenci gelişimi, formasyon, meslek liseleri, fatih projesi, eğitim fakülteleri ve eğitimde tüm alanlarla ilgili yapılacak değişikliklerden bahsetti.

Sözlerinin başında eğitimle ilgili özetle dedi ki:

“…İnsani kalkınma hedefimizin temelini eğitim oluşturmaktadır.

AK Parti Hükûmetleri olarak eğitimi; uzun vadeli bir bakış açısıyla geleceğimize yatırım olarak kabul ediyor, insanımızın yaşam kalitesini yükselten, ülkemizin insan kaynağını çağdaş dünya ile rekabet edebilir donanıma kavuşturan ve hayat boyu süren bir süreç olarak görüyoruz.

Eğitimde bilgi ile bilinç arasındaki etkileşimi temel bir ihtiyaç addediyoruz.

Bu yaklaşımla, bilgi tabanlı ekonominin ihtiyaç duyduğu insan gücünü yetiştiren, özgürlükçü, üretken ve rekabetçi bir eğitim sisteminin oluşturulması, bu sisteme uygun öğretmenlerin yetiştirilmesi, müfredatın geliştirilmesi ve uygun ortamların tesis edilmesi en temel önceliğimiz olmaya devam etmektedir.

 64. Hükûmet döneminde de eğitim en öncelikli gündemimiz olacaktır.

İktidarlarımız döneminde eğitim alanındaki temel altyapı ve erişim sorunlarını önemli ölçüde çözdük.

Önümüzdeki dönemde başta eğitimin kalitesini yükseltmek olmak üzere, çok daha büyük atılımlar hedefliyoruz.

 Eğitim ile öğretimi bir bütün olarak görmekte, bedensel ve ruhsal gelişmeyi en az zihinsel gelişme kadar değerli bulmaktayız.

 Eğitimin her kademesinde insan hakları alanında farkındalık bilincini geliştirilecektir.” 

Başbakan sayın Ahmet Davutoğlunun eğitkimle ilgili açıklamaları gerçekleştiği takdirde Türk aile yapısında olumlu gelişmeler olacaktır.

Türkiye; Stratejik bir coğrafya üzerinde doğu-batı arasında adeta bir köprü durumundadır.

Osmanlı devletinin yıkılmaya yüz tuttuğu dönemlerde köklü bir kültür değişimi geçirmiş, Osmanlı devletinin yıkılmasıyla birlikte kurulan genç Türkiye Cumhuriyeti toplumunun yapısı değişmiş, aile kurumları da bu değişikliklerden etkilenmiştir.

Cemiyetin temeli aile’dir.

Cemiyet içerisinde aileleri korumaya yönelik tedbirler, aslında cemiyeti korumaya yönelik tedbirlerdir.

Aile; Karşılıklı menfaate dayalı bir müessese değildir.

Geleneksel Türk aile yapısının ahlakî, manevî, sosyolojik sağlam temelleri vardır.

Son yıllarda çarpık şehirleşme sebebiyle ananevi aile yapısı çözülmeye başlamıştır.

Geçim sıkıntısına çare olarak kadın emeği iş piyasasına sürülmüş, bunun aile içerisinde ortaya çıkaracağı problemlerin çaresi düşünülmemiştir.

Batıda kadın emeği iş piyasasının içindedir.

Ancak ortaya çıkan boşluğu dolduracak tedbirler de alınmıştır.

Türkiye’de kadını destekleyici tedbirler alınmadan kadın; evi, çocukları ve iş yeri arasında adeta ikiye, üçe bölünmüştür.

Bu durum aile içerisinde “Anne” otoritesini sarsıntıya uğratmıştır.

Anne otoritesi sarsıntıya uğrayınca eş ve çocukların aile içerisindeki rolleri de olumsuz yönde etkilenmiştir.

Aile; Toplumun temelidir. Ailede başlayan çözülme kısa zamanda topluma akseder.

Son yıllarda televizyon programlarında izlediğimiz bazı aileler arasında ortaya çıkan rahatsızlıkların temelinde Türk aile yapısındaki bu olumsuz gelişmelerin etkisi vardır.

Cemiyetin temelini oluşturan ve toplumun en küçük parçası olan aileyi ayakta tutan bazı değerler vardır.

Bu değerler çok önemlidir.

Eski Türk toplumunda aile içerisinde erkeğe “Koca” ve “Baba”

olarak çok kutsal görevler verilmişti.

Yine eski Türk toplumunda “Anne” imajı ise; Vatan ve Millet gibi kutsal bir imaj sayılmıştı.

Çocuklar ise bu kutsal değerlerin bir parçası kabul edilmişti.

Çocukların geçimini sağlamak, çocukları terbiye etmek anne babanın görevleri arasındaydı.

Türk aile geleneğinde anne-baba ve çocukların birbirleriyle olan bağları kutsal temeller üzerine oturtulmuştu.

Tarihi ve sosyolojik kurallara uymayan hızlı kültür değişikliği aile içerisinde geçim şartlarını zorlaştırmış, kadın emeği de iş piyasasına sürülmüş, ailenin temel unsuru olan kadın ve erkeğe geleneksel Türk aile yapısında görülmeyen bir bağımsızlık sağlanmış, bu durum çocukları da etkisi altına almıştır.

Çocukların yetişmesi için gerekli olan ortam; Aile, çevre ve okul üçlüsüdür.

Bu üçlü içerisinde çocukların en çok beraber yaşadığı ortam; Aile ortamıdır.

Çocuğun karakteri adeta anne-baba tarafından yoğrulur.

Çocuk; Disiplini, terbiyeyi, kendine güveni, çevre ile olan uyum kabiliyetinin pek çoğunu ailesinden alır.

Okul bu duyguları iyi yönde geliştirir.

Okuma çağındaki çocuk günün büyük bir bölümünü ailesinin yanında geçirir.

Çocuk terbiyesinde aile; Okul ve çevreden önce gelir.

Günümüzde aileler çocuklarının eğitimleriyle yeterince ilgilenememekte ve onların eğitimini okul ve çevreye bırakmaktadır.
Bu şartlar altında anne-babanın birbirleriyle ve çocuklarıyla olan aile bağlarında çözülmeler başlamıştır.

Bu çözülmelerin altında basınımızın, televizyonlarımızın, internet sitelerimizin olumsuz etkileri vardır.

Televizyonlarda yayımlanan yerli ve yabancı diziler, şiddet haberleri, şiddet gösterileri, izdivaç programları, internet sitelerinde yayımlanan programlar gelişme çağındaki gençlerimiz üzerinde olumsuz etkiler bırakmaktadır.

Gençlerimizin Türk Milletinin gelenek ve göreneklerine, örf ve adetlerine uygun biçimde yetiştirilebilmeleri için Türk aile yapımız yabancılaşmaktan kurtarılmalıdır.

Aile’de-okul’da-çevre’de, konferans ve seminerlerde, radyo-gazete, internet ve televizyonlarda milli ve manevi değerlere yönelik çalışmalara daha çok ağırlık verilmelidir.

Edebiyatta, sanatta, folklorda, müzikte milli ve manevi zevklerimize hitap eden programlar yapılmalı, yeni bir “Müslüman-Türk insanı” modeli oluşturulmalıdır.

Aile; Çocukların eğitiminde yeniden devreye girmelidir.

Gençlerimize “Yeni” ve “Eski”nin sentezi olabilecek fikirler sunulmalıdır.

Milli Eğitim Bakanlığımız; Okul öncesi, İlkokul, ortaokul, lise, yaygın eğitim, yüksek okul ve üniversite öğrencileri için “Milli Kültür Politikası” tespit etmelidir.

Türk aile yapısının dinamizmi ancak bu suretle sağlanabilir.

Başbakan Sayın Ahmet Davutoğlu’nun hükümet programında bahsettiği tüm değişiklikler hayata geçirildiği takdirde Türk aile yapısında olumlu yönde önemli değişiklikler meydana gelecektir.

 Hoşça kalınız.   


Bu yazı 3882 defa okunmuştur.



Gazi Mert Diğer Yazıları
Köşe Yazarları
Çok Okunan Haberler
Anketimize Katılın

Hangi Belediye Daha İyi Çalışıyor ?

Mersin Büyükşehir Belediyesi
Anamur Belediyesi
Bozyazı Belediyesi
Aydıncık Belediyesi
Hiç Biri

Namaz Vakitleri
Burç Yorumları